Akıllı Telefonlar Yoktu Bir Zamanlar

Akıllı Telefonlar Yoktu Bir Zamanlar

Akıllı Telefonlar hayatımıza girdiğinden beri her şeyi unutur hale geldik. Oysa Akıllı Telefonlar yoktu bir zamanlar. Ancak mutluyduk. Hızlı şarj özelliği olan bir cep telefonumuz yoktu. Ama en azından 1 hafta boyunca açık kalabilen telefonlarımız vardı.

Akıllı Telefonlar yok iken hayatımız daha farklıydı. En azından muhabbet edebilirdik. Sosyal Medya da adımız sanımız bilinmezdi. İhtiyaç duymazdık. Kimse beni tanısın istemezdik. İnstagram da fenomen olmayı istemezdik.

Akıllı Telefonlar hayatımıza girince ne oldu?

Ne olacak. Her şeyi unutur hale geldik. Konuşmayı, selamlaşmayı, kahvehane de çay içerken yaptığımız sohbetleri, yolda yürürken gelen geçene selam vermeyi hep unuttuk.

Diyeceksiniz ki teknoloji zararlı mı?

Elbette teknoloji zararlı bir şey değil. Ancak bizim için en değerli olan şeyi yani zamanımızı bizden alıp gidiyor maalesef. İnternet fenomeni olmak için yaşanan rezillikleri saymıyorum bile.

Aile içinde bile artık kimse konuşmaz hale geldi. Sabahtan akşama kadar sadece sanal alemde olup bitenin peşinde koşuşturup durur hale gelinmiş. Youtube de fenomen olmak için aptal saptal videolar çekerek bir nesil maalesef bilgisayar bağımlısı haline gelmiş durumda.

Akıllı Telefonların Diğer Etkileri

Akıllı telefonların teknoloji ve sanal alemin yanı sıra evde ki maddi duruma da etki ettiğinin farkında değil misiniz? Bunu bir örnekle açıklamak isterim.

NOT: Burada anlattığım o firmanın yaptığı akıllı telefonu kötülemek değildir. Sadece bir tespitten ibarettir.

Bir akıllı telefon almak istiyorsunuz. Hemen ahir zaman uleması “GOOGLE” hazretlerine sordunuz. “en ucuz android telefon” karşınıza bir sürü telefon modeli çıktı. Birden dikkatinizi bir şey çekti. “Akıllı Telefon Kampanyası” hemde faturalı hatta. İşte işin en başlangıcı burada başlıyor.

Akıllı Telefon almak niyetiyle gittiğinizde faturanıza ek olarak aylık şu kadar paraya akıllı bir telefon. Vayyy ne güzel. O zaman en iyi cep telefonu hangisi ise onu ben alayım dediniz. Gittiniz operatör bayine.

36 taksitle en yeni telefon modelleri‘nden birini beğendiniz. Aylık taksidi 300 lira olsun. 36*300= 10800 TL para. Ulan işe bak kampanyalı akıllı telefon sayesinde harika bir telefonum oldu.

İşte oltaya geldiniz. Evet harika bir akıllı telefonunuz oldu fakat tam 3 yıl boyunca operatörün emrinde çalışan bir işçi olmadınız mı?

Bana hiç kızmayın. Bir akıllı telefon uğruna girdiğiniz borca bakın.

Bitti mi? Tabi ki hayır gelelim diğer zararlara.

En uygun akıllı telefon modelleri‘nden biri olan en ünlü firmanın telefonunu aldınız. 36 ay taksit yaptınız. Buna internet lazım. Hop GSM Operatörü dedi ki ayda 50 liraya 10 GB internet. (Burası sallama bir kampanya)

Tamam dediniz 300 ödeyen 50 daha öder. Ama dedi 24 ay çıkamazsın. Tamam dedin. Yaptırdın. Sonuç Asıl Faturan 50 TL+ Akıllı Cihaz Kampanyası + 10 Gb İnternet bedeli 50 TL = 400 TL

Sonuç çok acı değil mi?

Akıllı Telefonlar Yüzünden Girdiğimiz Sıkıntılar Bu Kadarla Sınırlı Değil!!!

Olur ya makine işte adı üstünde. Yere düşer ekranı kırılır. Garanti kapsamında değilse hadi bakalım 300 TL daha ekran parası verdik.

Sonra gün geldi acil paraya ihtiyacınız var. Çocuğunuz hastalandı. Anneniz yada babanız kalp spazmı yani kalp krizi geçirdi. Ne yapacaksınız. Olsun canım elimde aslanlar gibi Akıllı Telefon var.

Hemen uygun fiyata akıllı telefonumu satayım dediniz. Gittiniz telefoncuya. Dediler ki 5.000 lira veririm. Olur mu canım öyle şey ben bunu 10 bine aldım. Adam dedi işine gelirse.

Mecbur kaldınız. Kampanyalı Akıllı Telefonu‘ nuzu sattınız. Daha taksidinin sadece 3 ünü ödemiştiniz. Gördünüz mü girdiğiniz zararı? Hem Akıllı Telefonunuz‘ dan oldunuz hemde 33 ay boyunca köle misali taksit ödeyeceksiniz.

Şimdi de Akıllı Telefonsuz kaldınız…

Olsun imdada yine Google Hazretleri yetişir. Bu sefer “en uygun akıllı telefon modelleri” diyerek aramaya başladınız. Bütçe belli en fazla 1.000 TL. Zınk aklınıza geldi. “Ya Hanımın telefonu da faturalı onun üzerine alalım. Nasılsa ben ödüyorum parayı.” dediniz. Hemen binbir rica ile biraz daha düşük model ama en az 150 TL Taksitli bir Akıllı Telefon aldınız kendinize.

Tabi hanım durur mu? “Bende istiyorum” dedi. Operatörün bayi temsilcisi bu sözü duyunca “abi yenge ile sana 1 er Akıllı Cihaz verelim. 250 TL olsun taksitleri kırılmaz cam hediyemiz olsun.

Adamın anlattığı aklınıza yattı hemen dimi. Tamam dediniz alıyorum. 24 ay taksitle 6.000 lira daha borca girmiş oldunuz.

Lan sanane benim borcumdan diyebilirsiniz eyvAllah. Ama asgari ücretli olarak geçim sürdürmeye çalışan biri olsanız ne yaparsınız?

Önceki borç =400

Yeni Borç = 250

Sonuş = 650 TL tam 30 ay boyunca operatörün kölesi oldunuz. Hayırlı İşler…

Bu ay sayılarını sallamasyon yazdım. Varsayım ile hareket ettim. 1603 lira maaş alan biri bu para ile asla geçim yapamaz.Muhtemelen tükenmişlik sendromu olayına takılır. Kafayı yer her halde.

Daha var mı? Resmen felaket tellalıyım ama elbette var.

Çağımızın en yaygın kullanılan sosyal medya mecralarından Facebook,Twitter,Instagram ve Youtube‘yi yine akıllı telefonumuz ile kullanıyoruz.

Neredeyse zamanızın en fazla harcadığı yerdir sosyal medya platformları. Facebook da paylaştığınız şeyleri kimler beğenmiş diye bakarken herhangi bir olaya yaptığınız yorumdan dolayı en yakın arkadaşınızla aranız açılabiliyor.

Twitter de gündemde ne varsa TT olan ona attığınız yorum sayesinde birden takipçi sayınız artıyor. Ama bu durum sizi sevdikleri anlamına gelmiyor.

Yada yaptığınız bir yorum yüzünden devlet ile başınız belaya girebiliyor. İfade özgürlüğü deyip yaptığınız küfürlü yorumlar sizi belki de aniden ülkenin gündemine koyabiliyor.

Bir de bakmışsınız  Instagram fenomeni olmuşsunuz. Herkes sizinle alakalı haberin altına yorumlar yapıyor. Kimi destekliyor kimi küfür ediyor.

Hadi bunların hiç biri olmadı diyelim. Sürekli takip ettiğiniz bir Youtuber var. Ve onun videolarını sürekli izliyorsunuz. Bu sefer aklınıza geldi. Ben Youtuber olmalıyım.

Hemen araştırmaya koyuldunuz. Youtuber nasıl olunur? Youtube için kamera önerileri nelerdir? Youtube seo nasıl yapılır?

gibi bir çok şeye cevap bulmaya çalıştınız. Dersler izlediniz. Kimler nasıl ne yapmış örneklere baktınız. Forum siteleri, internet siteleri, en etkili seo teknikleri gibi bir çok yazı okudunuz. Ve başladınız video çekmeye. Diyelim ki oyun videosu.

Yaptığınız oyun videosu eğer ki telif hakkı durumu falan varsa Youtube tarafından engellenir. Daha kötüsünü söyliyeyim başkasının videosundan görüntü aldınız. Bu sefer de o kişi sizi mahkemeye verdi sırf bu yüzden bir çok maddi zarara uğrayabilirsiniz.

Abi yeter şiştim diyeniniz vardır mutlaka tamam tamam…

Tabi bunlar işin kötü kısmı.

Akıllı Telefonlar ‘ın İyi Yönleri

Akıllı Telefonlar hayatımızı çok kolaylaştırdığı kesin. Mesela eşiniz hastane de ve acil para lazım siz de şehir dışında iş seyahatine gittiniz.

Hemen akıllı telefonunuzdan bankanıza ait olan mobil bankacılık uygulaması sayesinde hiç uğraşmadan tek tuş ile para transferi gerçekleştirebilirsiniz.

Sadece para hususunda bakmamak lazım olaya. İş hayatımızın vaz geçilmez bir parçası haline geldi akıllı telefonlar.

Gerek mail yollama, gerek konferans yaparak konuşma, gerek görüntülü arama gibi bir çok özelliği ile akıllı telefonlar iyi yönlerini gösteriyor.

Akıllı Telefonlar ‘ın En Sevdiğim Yönleri

  • Bankacılık İşlemlerini Hızlı ve Kolay Yapabilmesi.
  • İyi bir fotoğraf çekme özelliğine sahip ise Güzel Fotoğraflar çekerek anılarımı saklayabilmesi.
  • Gelen Maillerimi her ortamda görebilmem. Hatta tuvalette bile. (İnkar etme eminim tuvalette akıllı telefona bakıyorsun. Belki de bu yazıyı orada okuyorsun  🙂 )
  • Evime gitmek için otobüs beklediğimde otobüs saatlerine bakabilmem.
  • Ben çok uzaklarda iken eşimin ve çocuklarımın sesini yüzlerini görebilmem.
  • Birine adres tarif etmek zorunda kalmamak. “Google Haritalar” bu işi görüyor.
  • Maç biletlerini, internet alışverişlerini, iş yeri siparişlerini hasılı tamamını Akıllı Telefonlar sayesinde rahat rahat yapabiliyorum.
  • Faceook sayesinde ilk okul arkadaşlarımla yeniden buluşabiliyorum.
  • Twitter üzerinden kar tatili haberlerini öğrenebiliyorum.
  • Instagram ile fotoğraflarıma değişiklik katarak hatıra katalogu oluşturabiliyorum.
  • Youtube sayesinde kaçırdığım maç özetlerine bakabiliyorum.

Diyeceksiniz ki az önce sosyal medya ile alakalı bir sürü kötü terim kullandın. İşte şimdi nerde kaldı senin Akıllı Telefonlar hakkında anlattıkların.

Arkadaş bak!

Eğer buraya kadar anlattıklarımı dikkatle okuyup anlamadıysan, dön tekrar oku. Zira ben zararlarını anlatırken Kapitalist Sistem ‘in kölesi olmaman gerektiğini sana anlatmaya çalıştım.

Kapitalist Sistemin ne olduğunu anlamak istiyorsan eğer “Kapitalist Sistem ve Modern Kölelik” yazımı okumanı tavsiye ederim.

Zira teknoloji zararlı değildir. Ancak doğru kullanım ile faydalarını görebilirsin.

Burayı biraz daha açalım.

Sosyal Medya üzerinden bir parti başkanına yada her hangi birine kızdığın için küfür edip hakaret etmen, sanal alem diye seni SUÇSUZ mu gösterir. Hayır Asla!!!

Sosyal Medya mecralarını doğru ve faydalı bir biçimde kullanman sana her zaman fayda sağlayacaktır.

Diğer bir yöne gelince.

Ucuz yollu bir akıllı telefon da sosyal medya platformlarında iş görebilir. İnla 10 binlik bir telefonun olmasın. Ne olur?

1.000 TL’lik bir telefon bir insana en az 5 yıl rahat rahat yeter. Ama yok falanca almış benim de almam lazım diyerek paranı o telefona harcıyorsun.

1000 TL’lik bir telefon bozulsa kullanılamaz hale gelse fazla üzülmezsin. Belki ama 10 bin verdiğin telefon bozulduğunda hiç tanımadığın insanların cenazesine gider hüngür hüngür ağlarsın.

Yani Akıllı Telefonlar?

  1. Düzgün kullanılırsa çabuk bozulmazlar.
  2. Fiyatı makul olursa bozulduğunda yenisini alman seni maddi açıdan çok zorlamaz.
  3. Onca borcun altına girmez. Ailenin geçiminde sıkıntı çekmezsin.
  4. Doğru kullanırsan kolluk kuvvetlerinle başın belaya girmez.
  5. Sevdiklerin için anılarını biriktirebilirsin.
  6. Bilmediğin bir yerde adres sormak zorunda kalmazsın.
  7. Hayatının her anının videoya çekerek evlatlarına miras olarak bırakabilirsin.
  8. Doğru kullanırsan patronun dan ikramiye alabilirsin.
  9. İşlerini hızlı yapıp ailenle daha fazla vakit geçirebilirisin.
  10. Daha az kullanarak muhabbet edebilirsin.
  11. Telefonu yolda yürürken eline almadan gidersen direğe çarpmazsın.
  12. Yürürken düşmezsin

…….

Daha bir sürü şey yazabilirim. Ancak burada en çarpıcı olan şey Doğru kullanım.

Eğer ki akıllı telefonları doğru kullanırsak hayatımızı çok kolaylaştıracaktır. Ama kullanma noktasında aşırı bağımlılık gösterir ve onu hayatımızın bir parçası yaparsak,

hayatımızın en önemli parçası olan zamanımızı kaybederiz. Kaybedilen ve boşa geçen her zaman bizim için en büyük pişmanlık olacaktır…

Hadi kalın sağlıcakla…

Bu arada yazım acaba ne kadar uzar gider diyordum kendime birde baktım ki harika bir yerdeyim. Tam olarak 1453 kelime…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here