Hakkımda

Adımı Soyadımı söylememe gerek yok galiba. Hakkımda kısaca biraz bilgi verip derdimi sizlere anlatmaya niyetliyim.

1987 modelim. Kazam yok. 🙂 İğrenç espiriydi kabul ediyorum. Neyse işte ilk okulumu orta derecede bitirip bir kez bile okul futbol takımında forma giyemeden direk olarak liseye yolladılar bizi. Lise deyip geçmeyin. 2001 yılında adım attığım okuldan 2005’te mezun olabildim. Yani herkes gibi diyebilirim. Meslek Lisesi mezunuyum. Kendimce hayallerim vardı. Olmadı. Lise de okulun voleybol takımında derece alsam da bu derece sadece 39 derecelikten başka bir ateş falan değildi.

Neyse.

İşte lise son sınıf bitmeden önce eskiden ÖSS diye bir sınav vardı işte ona girdik. Meğer Öğrenci Seçme Sınavı falan değilmiş bildiğin Öğrenciyi ….. Sınavı. Sınav sonucunda harika bir okul kazandım. Ankara’da Bilkent Üniversitesi’ni kazanmışım. Ardından sevinçle eve geldiğimde meğer özel üniversite olduğunu sonradan öğrendiğim bu üniversiteye gitmemin mümkün olmayacağını öğrendim.

Sonra babam git çalış dedi. Başladım garsonluğa. Sonra onu beğenmedim girdim fabrikaya. Oda olmadı. Derken 1 sene dersaneye gittim. KPSS diye bir sınava daha girdim. O sırada Açıktan da 2 yıllık bir bölüm okumaya başladım derken okul 2009 da bitti.

Sonra birden memur oldum. 2008 KPSS de iyi bir puan ile Veri Hazırlama ve Kontrol işletmeni olarak çalışmaya başladım.

2009 sonunda asker olduk. 2011 başında da dediler koca adam oldun evlenmen lazım. Neyse düğün yaptım ama ne düğün. Düğünden sonra fark ettim ki ben sadece bizim hanımla evlenmemişim. Kasapla, marketle, ayakkabıcı,çantacı… kısacası tüm alışveriş satan yerlerin sahipleriyle de evlenmişim. Bana bunu söyleyen olmadı.

Arkadaş evin ihtiyacı bitmiyor ki. Evin ekmeğiydi yağıydı tuzuydu… Elektriğiydi doğalgazıydı suyuydu… Kısacası ihtiyaç bitmiyor.

Tabi evli olunca belli başlı ulvi görevlerimiz var. Eve giderken hanıma bir şey lazım mı diye sormak. Evden çıkarken çöp atmak. Evlilik yıl dönümü, tanışma günü, doğum günü, sevgililer günü gibi bütün özel ve önemli günler unutulmamalı. Bunlara ilaveten eve gelirken arada bir papatya veya kasımpatı gibi özel çiçekler ve süprizlerde şart.

Hasılı kelam 3 çocuk babası ve 32 yaşında bir adamım. Blogu açmam da ki tek amacım insanlara faydalı olabilmek. Evet belki bazen sinirli sinirli yazacağım, bazen mutluluk paylaşacağım, bazen hüzün bazen bilgi bazen de belki küfür edeceğim ama olsun.Ne de olsa hayat paylaştıkça güzel